Googlede Ara.

Özel Arama





Haberler_______________. __
  • Spor
  • Ekonomi

  • Teknoloji____________._____
  • Programlar
  • Msn
  • Msn avatar

  • English___________________
  • news
  • PhotoShop
  • BBC News
  • Word

  • Sizden Gelenler_______.____
  • Şiirleriniz
  • Yazılarınız
  • El Emekleriniz
  • Yemek Tarifleriniz
  • Yemek TarifleriM
  • Ahmet Zengin
  • En Çok Okunanlar _________
    » Tunceli plajı. Plaj mı? evet.
    »
    Tığ işi bebek patik modelleri, bebek patikleri
    » Muharrem ayı ile ilgili hadisler
    » Baba-Kız aşık oldu , Bir de Çocuk Yaptılar !
    » ÖMER OSMAN KORKMAZ VE ŞİFALI KÜRLERİ
    » Baharatlı Tavuk Tabağı
    » Google'da gizemli geri sayım
    » 2010 Ford Fiesta
    » Yılbaşı hindisi nasıl pişirilir?
    » komik bebek fotoğrafları
    » 2010 aşure ayı ne zaman
    » 2010 Aşure Günü
    » 2010 Yılbaşı Resimleri
    » Örgü Tunikler , Örgü Tunik Modelleri
    » Yeni Yıl Resimleri 2010
    » Çocuk abiyeleri, çocuk abiye modelleri
    » Nakış yatak örtüleri, nakış yatak örtü modelleri
    » Çok güzel Emo kızlar resimleri
    » Kağıt ile yılbaşı süsü hazırlamak
    » Yün Bere Modeli Ve Yapılışı
    » islami sözlük - isra suresi
    » Windows Live Suite
    » İnternet Hızınızı %20 Arttırın (prosuz)
    » Gebelikte şişkinlik için öneriler
    » Bebe Bisküvili Pasta Tarifi
    » © "gelebilseydik bir kerecik göz göze ey yaşamak ...
    » Make all Your Wishes Come True!
    » Hareketli Mavi Göz E-kartları
    » Dünyaları kaçırdık
    » Aşkın Tanımı İçinde Yolculuk - 1
    » - Ah Türkiye, vah Türkiye!
    » Çalınan Msn Adresini Geri Alma Resimli Anlatım
    » Yeni Damattan Sabah Dersi
    » ‘Hava Ambulans’ Hizmete Giriyor
    » ManU tarihi maçta Ferguson'u üzmedi..
    » Elma Cevizli Tartölet
    » Öteki Medine
    » Dezenfektan tehlike saçıyor !
    » Sevgililer günü özel resimleri
    » Demirören “Yeter” dedi

    Son eklenenler
    » Melis Sezer'in Büyük Başarısı
    » Ünlü Dövüşçüden Öldüren Diz
    » şampiyon: Dağdan inenler gibi karşılanmadım
    » Dilara Buse de Rekorla Elendi [Avrupa Kısa Kulvar ...
    » Derya Büyükuncu 100 Metrede Yarı Finalde [Avrupa K ...
    » Yeşim Giresunlu'ya Türkiye Rekoru Yetmedi [Avru ...
    » Türkiye Rekoruyla Sonunculuk [Avrupa Kısa Kulvar Y ...
    » Tiger Woods Kararını Verdi
    » Serkan Atasay Finalde [Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şa ...
    » Sponsorundan Woods'a Vefa
    » Kort Tenisi Nedir? Nasıl Oynanır? Kaç Kişi Oynanır ...
    » Smackdown Türkiye Biletleri
    » Marsel, Kumantsov'la Hazırlanıyor
    » Sarıkamış Şehitleri Anılıyor
    » Şampiyona Sokak Ortasında İnfaz!
    » İnternette Yeni Dönem!
    » 75 Dolarlık Bilgisayar
    » LG W86 LED Monitör
    » Aslen nerelisiniz?
    » Otomobillerde Wi-Fi Dönemi


    Etiket: bursa, dle, dleclub, durumda, durumlarda, erkek, görülen, hazır, ilişki, ilişkide, insan, insanlar, kadın, kadının, kanama, kendini, komedi, komik, kızlık, mechul, mikrafon kulağında, neden, olarak, olması, quotilk, sahib, sahip, softnull, tayfa, özellikle

    Link Değişim

     İslam » Namaz  4 Ekim 2009

    İşâ' vaktinde ki o vakit, gündüzün ufukta kalan bâkiye-i âsârı dahi kaybolup, gece âlemi kâinatı kaplar. مُقَلِّبُ الَّيْلِ وَ النَّهَارِ olan Kadîr-i Zülcelal'in o beyaz sahifeyi bu siyah sahifeye çevirmesindeki tasarrufat-ı Rabbaniyesiyle yazın müzeyyen yeşil sahifesini, kışın bârid beyaz sahifesine çevirmesindeki مُسَخِّرُ الشَّمْسِ وَ الْقَمَرِ olan hakkîm-i Zülkemal'in icraat-ı İlahiyesini hatırlatır. Hem mürur-u zamanla ehl-i kuburun bâkiye-i âsârı dahi şu dünyadan kesilmesiyle bütün bütün bAşka âleme geçmesindeki Hâlık-ı Mevt ve Hayat'ın şuunat-ı İlahiyesini andırır. Hem dar ve fâni ve hakkir dünyanın tamamen harab olup, azîm sekeratıyla vefat edip, geniş ve bâki ve azametli âlem-i âhiretin inkişafında Hâlık-ı Arz ve Semavat'ın tasarrufat-ı celaliyesini ve tecelliyat-ı cemaliyesini andırır, hatırlattırır bir zamandır. Hem şu kâinatın Mâlik ve Mutasarrıf-ı hakkikîsi, Mabud ve Mahbub-u hakkikîsi o zât olabilir ki; gece gündüzü, kış ve yazı, dünya ve âhireti, bir kitabın sahifeleri gibi sühuletle çevirir, yazar bozar, değiştirir. Bütün bunlara hükmeder bir Kadîr-i Mutlak olduğunu isbat eden bir vaziyettir. İşte nihayetsiz âciz, zaîf, hem nihayetsiz fakir, muhtaç, hem nihayetsiz bir istikbal zulümatına dalmakta, hem nihayetsiz hâdisat içinde çalkanmakta olan ruh-u beşer, yatsı namazını kılmak için şu manadaki işâ'da İbrahimvari لاَ اُحِبُّ اْلاۤفِلِينَ deyip Mabud-u Lemyezel, Mahbub-u Layezal'in dergâhına namaz ile iltica edip ve şu fâni âlemde ve fâni ömürde ve karanlık dünyada ve karanlık istikbalde, bir Bâki-i Sermedî ile münacat edip bir parçacık bir sohbet-i bâkiye, birkaç dakikacık bir ömr-ü bâki içinde dünyasına nur serpecek, istikbalini ışıklandıracak, mevcudatın ve ahbabının firak ve zevalinden neş'et eden yaralarına merhem sürecek olan Rahman-ı Rahîm'in iltifat-ı rahmetini ve nur-u hidayetini görüp istemek; hem muvakkaten onu unutan ve gizlenen dünyayı, o dahi unutup, dertlerini kalbin ağlamasıyla dergâh-ı rahmette döküp; hem ne olur ne olmaz, ölüme bennzeyen uykuya girmeden evvel, son vazife-i ubudiyetini yapıp, yevmiye defter-i amelini hüsn-ü hâtime ile bağlamak için salâte kıyam etmek, yani bütün fâni sevdiklerine bedel bir Mabud ve Mahbub-u Bâki'nin ve bütün dilencilik ettiği âcizlere bedel bir Kadîr-i Kerim'in ve bütün titrediği muzırların şerrinden kurtulmak için bir Hafîz-i Rahîm'in huzuruna çıkmak.. hem Fatiha ile başlamak, yani bir şeye yaramayan ve yerinde olmayan nâkıs, fakir mahlukları medih ve minnettarlığa bedel, bir Kâmil-i Mutlak ve Ganiyy-i Mutlak ve Rahîm-i Kerim olan Rabb-ül Âlemîn'i medh ü sena etmek; hem اِيَّاكَ نَعْبُدُ hitabına terakki etmek, yani küçüklüğü, hiçliği, kimsesizliği ile beraber, ezel ve ebed Sulltanı olan Mâlik-i Yevmiddin'e intisabıyla şu kâinatta nazdar bir misafir ve ehemmiyetli bir vazifedar makamına girip, اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَ اِيَّاكَ نَسْتَعِينُ demekle bütün mahlukat namına kâinatın cemaat-ı kübrası ve cem'iyet-i uzmasındaki ibâdât ve istianatı ona takdim etmek; hem اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ demekle, istikbal karanlığı içinde saadet-i ebediyeye giden, nuranî yolu olan sırat-ı müstakime hidayeti istemek; hem şimdi yatmış nebatat, hayvanat gibi gizlenmiş Güneşler, hüşyar yıldızlar, birer nefer misillü emrine müsahhar ve bu misafirhane-i âlemde birer lâmbası ve hizmetkârı olan Zât-ı Zülcelal'in kibriyasını düşşünüp "Allah (c.c)ü Ekber" deyip rükûa varmak; hem bütün mahlukatın secde-i kübrasını düşşünüp, yani şu gecede yatmış mahlukat gibi her senede, her asırdaki enva'-ı mevcudat, hattâ Arz, hattâ Dünya, birer muntazam ordu, belki birer mutî nefer gibi vazife-i ubudiyet-i dünyeviyesinden emr-i كُنْ فَيَكُونُ ile terhis edildiği zaman, yani âlem-i gayba gönderildiği vakit, nihayet intizam ile zevalde gurub seccadesinde "Allah (c.c)ü Ekber" deyip secde ettikleri; hem emr-i كُنْ فَيَكُونُ den gelen bir sayha-i ihya ve ikaz ile yine baharda kısmen aynen, kısmen mislen haşrolup, kıyam edip, kemerbeste-i hizmet-i Mevlâ oldukları gibi, şu insancık onlara iktidaen o Rahman-ı Zülkemal'in, o Rahîm-i Zülcemal'in bâr-gâh-ı huzurunda hayret-âlûd bir muhabbet, beka-âlûd bir mahviyet, izzet-âlûd bir tezellül içinde "Allah (c.c)ü Ekber" deyip sücuda gitmek, yani bir nevi mi'raca çıkmak demek olan işa namazını kılmak, ne kadar hoş, ne kadar güzel, ne kadar şirin, ne kadar yüksek, ne kadar aziz ve leziz, ne kadar makul ve münasib bir vazife, bir hizmet, bir ubudiyet, bir ciddî hakkikat olduğunu şüpesiz anladın.

    Demek şu beş vakit, herbiri birer inkılab-ı azîmin işaratı ve icraat-ı cesîme-i Rabbaniyenin emaratı ve in'amat-ı külliye-i İlahiyenin alâmatı olduklarından; borç ve zimmet olan farz namazın o zamanlara tahsisi, nihayet hikmettir...
    (Sözler - 47)




     İslam » Namaz  4 Ekim 2009

    Mağrib vaktinde ki o zaman, hem kışın başlamasından yaz ve güz âleminin nazenin ve güzel mahlukatının veda-i hazînanesi içinde gurub etmesinin zamanını andırır. Hem insanın vefatıyla bütün sevdiklerinden bir firak-ı elîmane içinde ayrılıp kabre girmek zamanını hatırlatır. Hem dünyanın zelzele-i sekerat içinde vefatıyla, bütün sekennesi bAşka âlemlere göçmesi ve bu dâr-ı imtihan lâmbasının söndürülmesi zamanını andırır, hatırlatır ve zevalde gurub eden mahbublara perestiş edenleri şiddetle ikaz eder bir zamandır. İşte akşam namazı için böyle bir vakitte, fıtraten bir Cemal-i Bâki'ye âyine-i müştak olan ruh-u beşer, şu azîm işleri yapan ve bu cesîm âlemleri çeviren, tebdil eden Kadîm-i Lemyezel ve Bâki-i Layezal'in arş-ı azametine yüzünü çevirip bu fânilerin üstünde "Allah (c.c)ü Ekber" deyip onlardan ellerini çekip hizmet-i Mevlâ için el bağlayıp Daim-i Bâki'nin huzurunda kıyam edip "Elhamdülillah" demekle; kusursuz kemaline, misilsiz cemaline, nihayetsiz rahmetine karşı hamd ü sena edip اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَ اِيَّاكَ نَسْتَعِينُ demekle, muinsiz rububiyetine, şeriksiz uluhiyetine, vezirsiz saltanatına karşı arz-ı ubudiyet ve istiane etmek, hem nihayetsiz kibriyasına, hadsiz kudretine ve acizsiz izzetine karşı rükûa gidip bütün kâinatla beraber za'f ve aczini, fakr ve zilletini izhar etmekle, سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَظِيمِ deyip Rabb-ı Azîm'ini tesbih edip; hem zevalsiz cemal-i zâtına, tegayyürsüz sıfât-ı kudsiyesine, tebeddülsüz kemal-i sermediyetine karşı secde edip hayret ve mahviyet içinde terk-i masiva ile muhabbet ve ubudiyetini ilân edip, hem bütün fânilere bedel bir Cemil-i Bâki, bir Rahîm-i Sermedî bulup, سُبْحَانَ رَبِّىَ اْلاَعْلَى demekle zevalden münezzeh, kusurdan müberra Rabb-i A'lâsını takdis etmek; sonra teşehhüd edip, oturup bütün mahlukatın tahiyyat-ı mübarekelerini ve salavat-ı tayyibelerini kenndi hesabına o Cemil-i Lemyezel ve Celil-i Lâyezal'e hediye edip ve Resul-i Ekrem'ine selâm etmekle biatını tecdid ve evamirine itaatını izhar edip ve imanını tecdid ile tenvir etmek için şu kasr-ı kâinatın intizam-ı hakkîmanesini müşahede edip Sâni'-i Zülcelal'in vahdaniyetine şehadet etmek; hem saltanat-ı rububiyetin dellâlı ve mübelliğ-i marziyatı ve kitab-ı kâinatın tercüman-ı âyâtı olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'ın risaletine şehadet etmek demek olan mağrib namazını kılmak ne kadar latif, nazif bir vazife, ne kadar aziz, leziz bir hizmet, ne kadar hoş ve güzel bir ubudiyet, ne kadar ciddî bir hakkikat ve bu fâni misafirhanede bâkiyane bir sohbet ve daimane bir saadet olduğunu anlamayan adam, nasıl adam olabilir!
    (Sözler - 45)




     İslam » Namaz  4 Ekim 2009

    Asr vaktinde ki o vakit, hem güz Mevsim (iklim)-i hazînanesini ve ihtiyarlık halet-i mahzunanesini ve âhirzaman Mevsim (iklim)-i elîmanesini andırır ve hatırlattırır. Hem yevmî işlerin neticelenmesi zamanı, hem o günde mazhar olduğu sıhhat ve selâmet ve hayırlı hizmet gibi niam-ı İlahiyenin bir yekûn-ü azîm teşkil ettiği zamanı, hem o koca Güneşin ufûle meyletmesi işaretiyle; insan bir misafir memur ve her şey geçici, bîkarar olduğunu ilân etmek zamanıdır. Şimdi ebediyeti isteyen ve ebed için Halk (ULUS)olunan ve ihsana karşı perestiş eden ve firaktan müteellim olan ruh-u insan, kalkıp abdest alıp şu asr vaktinde ikindi namazını kılmak için Kadîm-i Bâki ve Kayyum-u Sermedî'nin dergâh-ı Samedaniyesine arz-ı münacat ederek, zevalsiz ve nihayetsiz rahmetinin iltifatına iltica edip, hesabsız nimetlerine karşı şükür ve hamd ederek, izzet-i rububiyetine karşı zelilane rükûa gidip, sermediyet-i uluhiyetine karşı mahviyetkârane secde ederek, hakkikî bir teselli-i kalb, bir rahat-ı ruh bulup huzur-u kibriyasında kemerbeste-i ubudiyet olmak demek olan asr namazını kılmak, ne kadar ulvî bir vazife, ne kadar münasib bir hizmet, ne kadar yerinde bir borc-u fıtrat eda etmek,belki gayet hoş bir saadet elde etmek olduğunu insan olan anlar.


    (Sözler - 43)



    Yukarı ^
    Yaşam Kadın

    Sitemiz; Bilgilendirme, Haberdar etme, Türk'i ve İslami Duyguları Geliştirme çercevesindedir. Hiçbir Siyasi kuruluş ve Görüş Bağlılığı veya Sempatizanlığı YOK tur.