Googlede Ara.

Özel Arama





Haberler_______________. __
  • Spor
  • Ekonomi

  • Teknoloji____________._____
  • Programlar
  • Msn
  • Msn avatar

  • English___________________
  • news
  • PhotoShop
  • BBC News
  • Word

  • Sizden Gelenler_______.____
  • Şiirleriniz
  • Yazılarınız
  • El Emekleriniz
  • Yemek Tarifleriniz
  • Ahmet Zengin
  • En Çok Okunanlar _________
    » Tunceli plajı. Plaj mı? evet.
    »
    Tığ işi bebek patik modelleri, bebek patikleri
    » Muharrem ayı ile ilgili hadisler
    » Baba-Kız aşık oldu , Bir de Çocuk Yaptılar !
    » ÖMER OSMAN KORKMAZ VE ŞİFALI KÜRLERİ
    » Baharatlı Tavuk Tabağı
    » Google'da gizemli geri sayım
    » 2010 Ford Fiesta
    » Yılbaşı hindisi nasıl pişirilir?
    » komik bebek fotoğrafları
    » 2010 aşure ayı ne zaman
    » 2010 Aşure Günü
    » 2010 Yılbaşı Resimleri
    » Örgü Tunikler , Örgü Tunik Modelleri
    » Yeni Yıl Resimleri 2010
    » Çocuk abiyeleri, çocuk abiye modelleri
    » Nakış yatak örtüleri, nakış yatak örtü modelleri
    » Çok güzel Emo kızlar resimleri
    » Kağıt ile yılbaşı süsü hazırlamak
    » Yün Bere Modeli Ve Yapılışı
    » Domuz gribi vaka sayısı 60a çıktı
    » Allah bilir, siz bilmezsiniz
    » ölen kimseler için kurban kesilir mi?
    » filistinli annelere (siir)
    » Analı Kızlı Köfte – Malatya
    » Fenerbahçe Galatasaray çekişmesi nasıl başladı?vid ...
    » yüzük modelleri
    » Sigara içenlere kanser şoku
    » İftarı geciktirmek caiz mi?
    » ELİF ALMANYA'DAKİ "POPSTAR" YARIŞMASINDA İKİNCİ
    » Çanakkalede Çarpışan Kahraman Resimleri
    » Hadis-i Şerif`ler
    » 17:40 Sakıp Sabancı Müzesi'nde, "Bizantium'dan ...
    » Şirinler Salatası Tarifi
    » Fıstıklı Dondurma
    » she's a cover girl
    » 15:30 Medyum Memiş, Cimbom'un "Kadıköy fobisi"n ...
    » Ev Yapımı Sarelle Tarifi
    » Konya zirveyi bırakmıyor: 2-1
    » Hamilelik testi

    Son eklenenler
    » Melis Sezer'in Büyük Başarısı
    » Ünlü Dövüşçüden Öldüren Diz
    » şampiyon: Dağdan inenler gibi karşılanmadım
    » Dilara Buse de Rekorla Elendi [Avrupa Kısa Kulvar ...
    » Derya Büyükuncu 100 Metrede Yarı Finalde [Avrupa K ...
    » Yeşim Giresunlu'ya Türkiye Rekoru Yetmedi [Avru ...
    » Türkiye Rekoruyla Sonunculuk [Avrupa Kısa Kulvar Y ...
    » Tiger Woods Kararını Verdi
    » Serkan Atasay Finalde [Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şa ...
    » Sponsorundan Woods'a Vefa
    » Kort Tenisi Nedir? Nasıl Oynanır? Kaç Kişi Oynanır ...
    » Smackdown Türkiye Biletleri
    » Marsel, Kumantsov'la Hazırlanıyor
    » Sarıkamış Şehitleri Anılıyor
    » Şampiyona Sokak Ortasında İnfaz!
    » İnternette Yeni Dönem!
    » 75 Dolarlık Bilgisayar
    » LG W86 LED Monitör
    » Aslen nerelisiniz?
    » Otomobillerde Wi-Fi Dönemi


    Link Değişim



    Behlül Dânâ hazretleri bir gün kumlarla, çer çöple ev-köşk yapıyormuş, gören oyun oynuyor zannnedermiş. Harun Reşid yanından geçerkenn soruyor:
    - Ya Behlül ne yapıyorsun?
    - Cennette evler-köşkler yapıyor satıyorum.
    - Peki kaça satıyorsun?
    - Bir altına.
    Harun Reşid, bizim kardeşe yine bir şeyler oluyor, diyerek gitmiş. Ertesi günü Harun Reşid’in Hanım()ı da görmüş, o da sormuş:
    - Behlül ne yapıyorsun?
    - Cennet için ev yapıp satıyorum.
    - Peki kaça satıyorsun?
    - Bir altına.
    - Peki al bir altını.
    Akşam Harun Reşid rüyasında Cennette bir köşk görmüş, güzel mi güzel, çook beğenmiş, demiş ki bu köşk kimin? (Hanım()ınızın) demişler. Ertesi gün gördüğü rüyanın tesiriyle Behlül Dânâ hazretlerini aramış. Bakmış aynı yerinde yine kumlardan, çer çöpten evler-köşkler yapıyor. Harun Reşid soruyor:
    - Ne yapıyorsun?
    - Cennette ev-köşk yapıyorum.
    - Peki kaç para?
    - Bin altın.
    - Dün bir altın diyordun bugün bin altına çıkarmışsın. Bunun sebebi ne?
    - Hanım()ınız dün görmeden bir altına aldı. Ama sen gördükten sonra istiyorsun. Onun için bin altın bile az.



    Tebe-i Tâbiîn neslinden Abdullah ibn Mübarek hazretleri anlatıyor: Hacca gidiyordum. Irak-Suriye topraklarından geçerkenn yalnız bir kadına rastladım. Selâm verdim; selâmımı "Söz olarak Rahîm bir Rabden selâm sözüdür onların duyacağı" (Yâ-Sîn: 58 ) âyetiyle aldı.


    "Buralarda ne yapıyorsun?" diye sordum. "Allah (c.c) (c.c.) kimi yoldan çıkarmışsa, ona yol bulduracak yoktur" (A'râf: 186 ) âyetini okudu. Anladım ki, yolunu kaybetmiş.


    Nereye gittiği soruma "Bir gece kulunu Mescid-i Haram'dan alıp Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah (c.c) (c.c.)'ı tesbih ederim" (İsrâ: 1) âyetiyle karşılık verdi. Anladım ki, geçtiğimiz hacc Mevsim (iklim)inde haccını tamamlamış, Kudüs'e gidiyor.


    "Ne zamandan beri böyle yolunu kaybettin?" dedim. "Tam üç gece (yani üç gündür)" (Meryem: 10 ) dedi.


    Yiyecek verme teklifinde bulundum. "Sonra orucunuzu gün batıncaya kadar tamamlayın" (Bakara: 18 7 ) âyetini okudu.


    "İyi de Ramazann'da değilliz" dedim. "Kim Allah (c.c) (c.c.) için nafile bir hayır yaparsa, Allah (c.c) (c.c.) her hayrın karşılığını verendir, her şeyi hakkkıyla bilendir" (Bakara: 158 ) âyetiyle cevap verdi.


    "Yolculukta oruç açılabilir" dedim. "Ama orucu tutarsanız, bu hakkkınızda daha hayırlıdır" (Bakara: 184 ) âyetini okudu.


    Niye bennim gibi konuşmadığını sordum. "Ağzından tek bir söz bile çıkmasın ki, yanında onu gözleyen ve o sözü kaydetmeye hazır bir gözcü bulunmamış olsun" (Qâf: 18 ) dedi.


    "Kimlerdensin?" diye sordum. "Bu konuda bilgin yok (ailemi söylesem de tanımazsın). Sonra göz de, kalb de (görmeden, kesin bilgiye dayalı olmadan verdiğin her hükümden) sorumludur" (İsrâ: 36 ) âyetiyle cevap verdi.


    "Hata ettim, hakkkını helâl et!" dedim. "Bugün size kınama yok. Allah (c.c) (c.c.), sizi bağışlasın" (Yusuf: 92 ) dedi.


    Deveme binnDirip kafilesine ulaştırma teklifinde bulundum. "Hayır adına ne işlerseniz Allah (c.c) (c.c.) onu bilir" (Bakara: 215 ) âyetiyle mukabele etti.


    Devemi yanına getirdim. Binecekkenn, "Mü'min erkeklere söyle, bakışlarını sakınsınlar" (Nûr: 30 ) âyetini okudu.


    Gözlerimi çevirdim; binecekkenn deve ürküp kaçtı, bu arada elbisesi az yırtıldı. "Başınıza musibet olarak ne gelirse, bu bizzat işleyip, onu hakk etmeniz sebebiyledir" (Şûrâ: 30 ) âyetini mırıldandı.


    "Sabret, deveyi bağlayayım!" dedim. "Bu hususta Süleyman'ı anlayışlı ve daha isabetli davranır kıldık" (Enbiyâ: 79 ) âyetini okuyarak, devemi yönlendirme konusunda bennim daha başarılı olduğumu kasdetti.


    Deveye bindi ve "Bunu bize baş eğdiren Allah (c.c) (c.c.)'ı tesbih ederim; yoksa bunu biz başaramazdık. Ve sonunda şüphesiz Rabbimize döneceğiz!" (Zuhruf: 13-14 ) âyetlerini okudu.


    "Haydi!" diye deveyi hızlandırdım. "Yürüyüşünde (ve davranışlarında) vakur ol ve sesini yükseltme. Seslerin en çirkini, (bağıran) eşeğin sesidir!" (Lokman: 19 ) mukabelesinde bulundu.


    Yürürkenn şiir okumaya başladım. "Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun!" (Müzzemmil: 20 ) dedi.


    "Şiir okumak haram değill ki!" dedim. "Bu hususu ancak gerçek idrak ve basiret sahipleri düşşünüp anlar!" (Bakara: 269 ) cevabını verdi.


    Bir süre gittik; sonra evli olup olmadığını sordum. "Ey iman edenler! Cevabı verildiğinde sizi üzecek meselelerden sormayın!" (Mâide: 101 ) âyetini okudu.


    Derkenn kafilesine ulaştık ve "Kafile içinde kimsen var mı?" dedim. "Mal ve evlât dünya hayatının süsüdür!" (Kehf: 46 ) dedi.


    Anladım ki, evlâdı var. İsimlerini sordum. "Allah (c.c) (c.c.) İbrahim'i dost edindi; Allah (c.c) (c.c.) Musa ile konuştu; Ey Yahya, Kitab'a kuvvetle tutun!" (Nisâ: 125, 164; Meryem: 12 ) âyetlerini okudu.


    "Ey İbrahim, ey Musa, ey İsa!" diye kafileye seslendim. Nur yüzlü üç genç "Buyur!" diye çıkageldi. Onlara para verip, "Bununla içinizden birini şehre yollayın! Yemeklerin helâl ve temiz olanına baksın ve size bir yiyecek getirsin. Dikkatli davransın!" (Kehf: 19 ) dedi.


    Yiyecek gelince bana, "Geçmiş günlerinizde yaptıklarınızın karşılığında şimdi afiyetle yiyip için!" (Hâqqa: 24 ) dedi.



    Çocuklara, "Annenizin bu durumunu bana söylemezseniz bu Yemekten yemem!" dedim. "Annemiz" dediler,
    "Ağzından Cenab-ı Allah (c.c) (c.c.)'ın gazabını çekecek yanlış bir söz çıkar korkusuyla 40 yıldır böyle sadece Kur'an'la konuşur."



    İbn Mübarek, bu hadiseyi Kur'an'da her şeyin bulunduğuna delil olarak anlatırdI.



    benn Bir Dervişim


    Yaşlı bir adam Hatem-i Tâi’den yüz dirhem şeker istedi,Hâtem,bir çuval gönderdi ona.

    Eşi, “biraz fazla olmadı mı?” diye sordu, “adamın istediğinden kat kat fazla verdin,neden?”

    Hâtem güldü:

    “ Ey Tay kabilesinin onurlu kadını !

    İhtiyar muhtaç olduğu kadarını istedi,fakat benn cömertliğimin gerektirdiği kadar verdim.”



    Yukarı ^
    Yaşam Kadın

    Sitemiz; Bilgilendirme, Haberdar etme, Türk'i ve İslami Duyguları Geliştirme çercevesindedir. Hiçbir Siyasi kuruluş ve Görüş Bağlılığı veya Sempatizanlığı YOK tur.