Behlül Dânâ hazretleri bir gün kumlarla, çer çöple ev-köşk yapıyormuş, gören oyun oynuyor zannnedermiş. Harun Reşid yanından geçerkenn soruyor:
- Ya Behlül ne yapıyorsun?
- Cennette evler-köşkler yapıyor satıyorum.
- Peki kaça satıyorsun?
- Bir altına.
Harun Reşid, bizim kardeşe yine bir şeyler oluyor, diyerek gitmiş. Ertesi günü Harun Reşid’in Hanım()ı da görmüş, o da sormuş:
- Behlül ne yapıyorsun?
- Cennet için ev yapıp satıyorum.
- Peki kaça satıyorsun?
- Bir altına.
- Peki al bir altını.
Akşam Harun Reşid rüyasında Cennette bir köşk görmüş, güzel mi güzel, çook beğenmiş, demiş ki bu köşk kimin? (Hanım()ınızın) demişler. Ertesi gün gördüğü rüyanın tesiriyle Behlül Dânâ hazretlerini aramış. Bakmış aynı yerinde yine kumlardan, çer çöpten evler-köşkler yapıyor. Harun Reşid soruyor:
- Ne yapıyorsun?
- Cennette ev-köşk yapıyorum.
- Peki kaç para?
- Bin altın.
- Dün bir altın diyordun bugün bin altına çıkarmışsın. Bunun sebebi ne?
- Hanım()ınız dün görmeden bir altına aldı. Ama sen gördükten sonra istiyorsun. Onun için bin altın bile az.





